Allahin inkarci qovumlere verdiyi cezalar.. » Islam Ислам :: Xeberler Новости :: Video Видео :: Futbol :: Zarafatlar Шутки :: Resmler Картинки :: Oyunlar Игры :: Intellektual Интеллектуальный :: Sevgi :: Avtos və avtomobillər :: SMS :: Proqramlar Программы :: Flash :: Derslikler Учебники :: Muxtelif Разное
“Meger onlara özlerinden evvelki Nuh, Ad, Semud tayfasinin, Ibrahim qövmünün, Medyen ehalisinin ve Motefikilerin (şeherleri alt – ust olmuş Lut tayfasinin) xeberi gelib çatmadimi? Peyğemberleri onlara aşkar möcüzelerle gelmişdiler. Allah onlara zülm eden deyildi, lakin onlar özlerine zülm etdiler! ( “Tövbe” suresi, 70) Lut qövmü: Allahin elçisi Hz. Lutu yalançi cixaran ve yer üzünde ilk defe homoseksualliği tetbiq eden azğin Hz. Lut qövmüne verilen ezab Quran ayelerine göre beledir: Göyden iyrenc bir ezab (güclü yağişsayaği daş yağdiran bir qasirğa) gönderilmesi, qövmlerinin kor edilmesi, qorxunc ve dözülmez bir qişqiriq, yurdlarinin alt – üst edilmesi, palçiqdan bişirilmiş ve müeyyen bir şekle salinmiş, damğalanmiş daş yağmasi... Fironun helaki: Hz. Musaya qarşi mübarize aparan Fironun ve kömekçilerinin cezasi: Firon qövmünün dünya heyatinda lenetlenmesi, qiyamet gününde ise çirkinleşdirilmiş olmalari, ordularinin suda boğulmalari, illerle davam eden quraqliq ve mehsul qitliği, ezabin baş alib getmesi... Semud qövmüne gelen ezab: Hz. Salehi yalançiliqla günahlandiran Semud qövmüne : qövmün tamamile dağidilmasi, mehv edilmesi, inanilmaz bir ses neticesinde dizi üste çökmuş veziyyetde sabahi açmalari, dözülmez bir sarsintiya düçar olmalari, bir feryadla quru ot kimi olmalari, durduqlari yerde ildirim vurmasi... Nuh tufani: Hz.Nuhu yalançiliqla ittiham ederek ona böhtan atan ve onunla birlikde iman getirenlere eziyyet eden azğin qövm qorxunc bir tufan neticesinde suda boğulmuş, qorxunc bir feryadla toz yiğini olmuşdu. Ad qövmü: Şiddetli ve ağir bir ezab, qövmün kökünün qurudulmasi ve onun süquta uğradilmasi. Medyen qövmü: Hz. Şueybe duşmençilik gösteren Medyen qövmünün dözülmez bir ses terefinden bürünmesi ve zülm edenlerin öz yurdlarinda sanki heç rahatliq içinde yaşamamişlar kimi dizi üste çokmüş olaraq sabahi açmalari, inanilmaz, amansiz, bir sarsinti keçirmesi...
“Sizden evvel bir çox vaqieler olub keçmişdir. Indi yer üzünü dolaşib haqqi tekzib edenlerin aqibetinin nece olduğunu görün!” (“Ali – Imran” suresi, 137)
Уважаемый посетитель, Вы зашли на сайт как незарегистрированный пользователь. Мы рекомендуем Вам зарегистрироваться либо зайти на сайт под своим именем.
"EY INSANLAR !! Sizi ve sizden evvelkileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki,takva mertebesine vasil olasiniz. Ve yine Rabbinize ibadet ediniz ki;Arz'i size dosek,semayi binaniza dam yapmis ve semadan sulari indirmis ki, sizlere rizik olmak uzere yerden meyve sair qidalari cikartsin. Oyle ise, Allah'a misil ve serik yapmayiniz.Bilirsiniz ki, Allah'tan baska Mabud ve Halikiniz yoktur."
Arkadaş! İslâmiyet, bütün insanlara bir nur, bir rahmettir. Kâfirler bile onun rahmetinden istifade etmişlerdir. Çünkü, İslâmiyetin telkinatiyle küfr-ü mutlak, inkâr-ı mutlak, şek ve tereddüde inkılâp etmiştir. O telkinatın kâfirlerde de yaptığı in'ikâs ve tesirat sayesinde, kâfirlerin, hayat-ı ebediye hakkında ümitleri vardır. Bu sayede, dünya lezzetleri ve saadeti onlarca tamamıyla zehirlenmez. Bütün bütün o lezzetler elemlere inkılâp etmez. Yalnız tereddütleri vardır. Tereddüt ise, her iki tarafa baktırır. Devekuşu gibi, tam mânâsıyla ne kuş olur ve ne de deve olur. Ortada kalarak her iki tarafın zahmetinden kurtulur.
Eğer Namaz kılmazsan, senin o günkü alemin zulümatlı ve perişan bir halde gider. Namaz kılanın diğer mübah dünyevi amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. İbadetin ruhu, ihlastır. İhlas ise, yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır.
Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için, bu hizmette, doğrudan doğruya, yalnız Cenâb-ı Hakkın rızasını esas maksat yapmak gerektir.
YA RABBİ! EĞER GÜNAHIMA BAKSAN PEK ÇOKTUR. LÜTFUNA BAKSAM SEVİNİRİM. YA RABBİ! KIYAMET GÜNÜ GÜNAHLARIMDAN SÜAL EDERSEN, RAHMET HAZİNELERİN NEREDEDİR DERİM? EĞER BENİ YABANCILARLA BİRLİKTE CEHENNEME KOYARSAN. ORADA SENİN MUHABBETİNDEN SÖZ SÖYLERİM.
[B]1-Allah’ım Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum.
1-Ey her şeyin Gerçek Mâbudu olan Allah 2-Ey dünyada dost ve düşman ayırt etmeden bütün mahlukatını rızıklandıran Rahman 3-Ey âhirette sadece dostlarına rahmet edecek olan Rahim 4-Ey herseyi hakkıyla bilen Alîm 5-Ey yarattıklarına son derece yumuşak muamele eden Halîm 6-Ey sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan Azîm 7-Ey herşeyi yerli yerinde yapan Hakîm 8-Ey varlığının başlangıcı olmayan Kadîm 9-Ey herşeyi ayakta tutan Mukîm 10-Ey iyilik ve ikrami bol olan Kerîm Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, Senden baska İlah yok ki bize imdat etsin. Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar.[/B]
• Əbu Hüreyrə (r.a) Rəsulullahın (s.ə.s) belə buyurduğunu rəvayət edir : “Bir kəs evində gözəlcə təmizlənir və sonra, Allahın fərzlərindən birini yerinə yetirmək məqsədilə Allahın evlərindən (məscidlərindən) birinə gedərsə, atdığı hər iki addımdan biri bir günahını silər, digəri də onu bir dərəcə (onun bir dərəcəsini) yüksəldər.” (Səhihul-Müslim, Kitabul-Məsacid, Hədis №282)
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları yüklü gemi içinde kurtardık. (Suara Suresi, 119) Böylece Biz onu da gemi halkını da kurtardık ve bunu alemlere bir ayet kilmiş olduk. (Ankebut Suresi,